5 Kazanım'a hoş geldiniz.

Atatürkçülük Türk milletinin aklın ve bilimin rehberliğinde ileri bir toplum olarak en kısa sürede çağdaş uygarlık düzeyine erişmesini, milletler ailesinin bağımsız, eşit ve şerefli bir üyesi olarak demokratik ve laik kurallar içinde mutlu bir yaşam sürmesini amaçlayan, ilkeleri Türk toplumunun ihtiyaç ve isteklerinden doğmuş çağdaş bir düşünce sistemidir. Bu düşünce sistemine Atatürkçülük, Kemalizm, Atatürkizm, Atatürk Yolu, Atatürk İdeolojisi, Kemalist ideoloji gibi çeşitli isimler verilmektedir. Ancak hangi kavram kullanılırsa kullanılsın, ifade edilmek istenen husus, Atatürk ilke ve inkılaplarının bütün halinde oluşturduğu düşünce sistemidir.


Atatürkçülük, çağdaşlaşma yolunda daimi bir atılımın, daimi bir gelişmenin içinde olmamızı gerektirmektedir. Bize bu gelişmeyi, bu ilerlemeyi hazırlayacak ortam ise, laik devlet ve laik toplum düzenidir. Bu sebeptendir ki gelişen, ileriye giden bir Türkiye’de bütün ilerlemeler Atatürkçü düşünce ışığında, Atatürk ilke ve inkılaplarının kendisine zemin oluşturduğu laik ve demokratik toplum düzeni içinde gerçekleşecektir. Çünkü uygarlık yolu budur; çünkü çağdaşlaşma yolu buradan geçmektedir.

Atatürkçü Düşünce Sistemi’nin Türk milleti için önemi ve değeri: Atatürkçü düşünce sistemi, aklın ve mantığın ışığında bugünün olduğu kadar yarının da gereklerine cevap verdiği, kendisini daima yenileyen çağdaş bir görüşü simgelediği içindir ki, zamanın seyri içinde her kuşağın kaçınılmaz hayat felsefesi, vazgeçilmez yaşam tarzı olarak değerini daima koruyacaktır. Çünkü zamanın gereklerine uymak, her çağda çağdaş kalabilmek Atatürkçülüğün amacıdır. İşte Atatürkçü düşünce sisteminin Türk milleti için önemi ve değeri, bu noktada düğümlenmektedir.

Atatürkçü Düşünce Sistemi’nin Kaynağı: Atatürkçü düşünce, memleket gerçeklerinden, Türk milletinin ihtiyaç ve isteklerinden ve nihayet Türk tarihinin yapraklarından kaynaklanmaktadır. Bu bakımdan, ferdi bir düşünce değil, milli vicdandan kopup gelen, milletimizin müşterek arzu ve eğilimlerinin simgesi olan bir düşüncedir. Hayatta en hakiki yol göstericinin ilim olduğunu kabul eden Atatürkçülük, akılcılığa ve bilime verdiği değer sebebiyledir ki çağdaşlaşma yolunda bugün olduğu gibi yarın da geçerliliğini koruyacaktır. Zira akıl, bilim ve teknik rehber alınmadıkça, onların kuralları ve yöntemleri benimsenmedikçe hiçbir alanda ilerlemekten söz edilemez. Onun içindir ki Büyük Önder: “ Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meş’ale müspet ilimdir” direktifiyle bize yolumuzu göstermiş bulunmaktadır.

Atatürkçü Düşünce Sistemi’nin Özellikleri: Atatürkçü düşünce sisteminin en belirgin özelliği, aklın ve bilimin ışığında gelişmeye açık bir yön göstermesidir. Atatürk ilkelerini dogma halinden kurtaran, dogmatizmden uzaklaşan yönü, işte bu noktada düğümlenmektedir. Atatürkçü düşünce sistemine göre “ Hayatta en hakiki yol gösterici ilimdir. İlim ve fennin dışında kılavuz aramak gaflettir, bilgisizliktir, doğru yoldan sapmaktır. “ Nitekim Atatürk’ün şu sözleri, koyduğu düşünce sisteminin bu özelliğini bütün açıklığı ile vurgulamaktadır. “ Ben manevi miras olarak hiçbir nas, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar “ İşte büyük kurtarıcının, Atatürkçü düşünce sisteminin esasını belirleyen ölmez sözler…